5

Bu
meslek insanın bütün dokularına işliyor. Yoksa emekli olan o kadar arkadaşım oldu. Sorsanız, alayı burada geçirdikleri günleri aramakta… Ben de öyle mi olacağım acaba? “Daldın gittin Başkomiserim,” diyen Haydar da olmasa, burada öyle kim bilir ne kadar oturup kalacaktım. “Yok be Haydar. Dalgınlık değil de…” “Ne o zaman?” “Hiç.” “Nasıl hiç Başkomiserim?” “Öylesine hiç işte…” Yirmi dakika öncesinin tekrarına düşmüştük. Haydar beni, ben Haydar’ı oynuyorduk. Artık nasıl bir dalmışsam, Selçuk’un gittiğinden bile haberim olmamış. “Selçuk nereye gitti?” “Haberin yok mu Başkomiserim?” “Neyden haberim yok mu ulan?” “Sigara içmeye çıkıyorum, dedi de, sen de tamam dedin ya.” “Öyle mi dedim?” “Evet.” “Haa… Selim nerelerde? Gören var mı?” “Ev taşıyor ya abi,” dedi Haydar. “Elektrik, su aboneliği mi ne alacakmış. Müdürümden izin almış dün. Bana dediydi de, ben unuttum bak.” “Bugün yok yani?” “Sanmam. Ama işim erken biterse, gelirim dedi…”
Bölüm