20

“Bu adamı daha önce hiç görmedin yani?” “Yok amirim. Allah çarpsın ilk defa gördüm buralarda. Sesi kısık gibi konuşuyordu, o kalmış aklımda bir tek.” “Saat kaç civarıydı?” “Bilmiyorum ki amirim. Olsa olsa bir, iki falandır yani?” “Yüzünü hatırlamaya çalış bakalım!” “Vallahi hatırlamıyorum amirim. Anam avradım olsun ki bak!” “İyi bakalım. Devam et…” “Bu kafayla saramam, dedim ben de. ‘Sen malzemeyi ver, geri kalanını ben ayarlarım,’ dedi. Cebimde olanı verdim gitti. Bilmiyorum ne kadarlık malzeme vardı inanın. Belki iki sarım, belki üç sarım anca.” “Para falan verdi mi bu adam sana?” “Ha, evet. İki yüz lira uzattı.” “Paranın miktarını hatırlıyorsun, ama adamın yüzünü hatırlamıyorsun ha?” diyen Selçuk’a yalanını yakalatmış gibi panikle boyun büktü Agit. “Vallahi de billahi de hatırlamıyorum komiserim. Dedim ya kafam acayip dumanlıydı. Verdiği parayı da sabah gördüm zaten. Cebimde olan bir tek ellilikti. Sabah bir baktım, pantolonumun cebinde iki yüz lira var. Akşamdan kaldı herhalde diyerek sallamadım yani.” “Ondan sonra bir daha görmedin mi peki Abuzer’i?” diye sordu Selçuk. “Yok komiserim. Bir daha görmedim. Kimseler de görmemiş yani. Dün lafı olduydu kahvede. Bunun alt katında oturan bi çocuk var. Çocuk dediysem yani benimle falan akran; Seyfi… O geldi dün kahveye. ‘Ulan!’ dedi böyle tiksinerek. ‘Bu herifin evinden öyle bir kokular geliyor ki, yemeyi içmeyi unuttuk!’ diye söylendi. Herif, yani Abuzer devletten ehliyetli psikopat olduğundan Allah’ın kulu şikâyet etmeye yanaşmıyor tabi. Millet manyak mı? Uğraşılır mı bununla hesabı. Birisi belediyeye şikayet etmese ölüsü daha kokacakmış.” “Kim şikâyet etmiş peki?” “Valla orasını bilmiyorum amirim. Herhalde Seyfi ya da karısı gizliden aradılar. Yani kokudan rahatsız olan birileri varsa onlardan başkası değildir. Abuzer’in üst katı boştu. Yani Abuzer geldiği gün, evde oturanlar yangından kaçar gibi ertesi günü boşalttılar evi. Seyfi de çıkacağım diyordu zaten.” “Tamamdır Agit,” diyerek ayağa kalktım. Ben kalkınca herkes ayaklandı. “Ya sen?” diyerek Dilan’a döndüm. “Valla amirim,” dedi. Bildiğinden falan değil de, sırf kocası bana amirim, Selçuk’a da komiserim dediği için böyle diyordu. “Benim de görüp bildiklerim Agit’in dediğinden farklı değil. Ben bir sefer gördüm adamı o kadar.” “Az önce habercinin mikrofonuna böyle anlatmıyordun ama…” dediğimde, Agit sinirli sinirli karısının yüzüne baktı. “Sen kameralara mı konuştun ulan?!” dedi kükreyerek.